Makaleler



Makale 4


Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması Projesinin Tasdikinin Sonuçları ve Muhtemel Aksaklıklara Karşı Çözüm Önerileri

Özellikle borca batık durumdaki sermaye şirketi veya kooperatiflere iflâs yolu ile son verilmesi, sadece bu ortaklıkların ekonomik faaliyetlerini sürdürmemelerini değil, aynı zamanda oradaki istihdamın ve ekonomideki katma değerinin de yok edilmesine yol açmaktadır. Dahası, iflas eden sermaye veya kooperatife bağlı işletmelerin de bundan zarar görmesi ve hatta onların da iflas etmesi sonucu ortaya çıkabilmektedir.

Bu makale, hakemli dergi olan, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. II, S. 1, 2005. sayısında yayınlanmıştır.


Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması Projesinin Tasdikinin Sonuçları ve Muhtemel Aksaklıklara Karşı Çözüm Önerileri PDF İNDİR! Buradan daha rahat incelemek için bilgisayarınıza PDF Dosyası olarak indirebilirsiniz!

Kabul edilen 12.02.2004 tarih ve 5092 sayılı “İcra ve İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 8. maddesi uyarınca, İcra ve İflas Kanunu’nun onikinci babının başlığı “Konkordato İle Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması” olarak değiştirilmiş ve İİK. m. 309/l maddesinden sonra gelmek üzere “IV. Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması” üst başlığı altında İİK. m. 309/m ila 309/ü maddeleri eklenmiştir.

İİK. m. 309/m hükmüne göre, “muaccel para borçlarını ödeyemeyecek durumda olan veya mevcut ve alacakları borçlarını karşılamaya yetmeyen ya da bu hallerden birine düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalması kuvvetle muhtemel olan bir sermaye şirketi veya kooperatif, önceden müzakere edilmiş ve projeden etkilenen alacaklılar tarafından gerekli çoğunluk sağlanarak kabul edilmiş olan yeniden yapılandırma projesi ile birlikte, muamele merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine, uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma için başvurabilir”.

Özellikle borca batık durumdaki sermaye şirketi veya kooperatiflere iflâs yolu ile son verilmesi, sadece bu ortaklıkların ekonomik faaliyetlerini sürdürmemelerini değil, aynı zamanda oradaki istihdamın ve ekonomideki katma değerinin de yok edilmesine yol açmaktadır. Dahası, iflas eden sermaye veya kooperatife bağlı işletmelerin de bundan zarar görmesi ve hatta onların da iflas etmesi sonucu ortaya çıkabilmektedir. Yine iflas tasfiyesinin, pahalı bir tasfiye usulü olması ve yavaş işlemesi nedeniyle pek çok alacaklının alacağının çok az bir bölümünü tahsil edebilmesini mümkün kılmaktadır. Bu nedenlerle son yirmi yıl içinde iflâs yolu oldukça tartışılmış ve iflas yerine bazı alternatif yollar araştırılmıştır3. Sonuç itibariyle iflasın ertelenmesi4 ve malvarlığının terki suretiyle konkordato gibi yeni düzenlemelerin yanı sıra, sözkonusu yasal düzenleme ile de şirketlerin yeniden yapılandırılması kurumu düzenlenmiştir.

Amerika Birleşik Devletleri hukuk sisteminde ortaya çıkan ve Avrupa hukukunda da benimsenen yeniden yapılandırma kurumu; aciz halinde veya borca batık durumdaki sermaye şirketlerinin iyileşme potansiyeline sahip olmaları halinde, iflastan kurtarılarak ekonomik yaşamlarını sürdürmelerine olanak sağlaması düşüncesine dayanmaktadır. Yeniden yapılanma kurumu ile birlikte, işletmenin yeniden yapılandırılarak varlığını ve faaliyetlerini sürdürmesi sağlanmaktadır. Böylece, işletmedeki işçilerin çalışma olanağından yoksun kalmamaları, sektörün diğer firmalarının iflasta karşılaştığı zararlardan korunması ve ulusal ekonominin iflasın oluşturacağı zararlardan kurtarılması amaçlanmış bunun sonucu olarak, alacaklıların da, iflasa göre, çok daha elverişli bir düzeyde tatmin edilmeleri istenmiştir. Yeniden yapılanma kurumuyla alacaklıların iflâsa göre daha iyi bir şekilde alacaklarını elde etmeleri veya yeniden yapılanan şirkete pay sahibi olmaları sağlanmak istendiğinden, yeniden yapılandırma kurumunun uygulanabilmesi için, borçlu şirketin kurtarılabilir bir durumda olması ve alacaklıların bu kurumun uygulanması halinde, borçlu şirketin iflası ihtimalinde elde edeceklerinden daha fazlasına sahip olacaklarının tespit edilmesi gerekir (İİK. m. 309/p, I).