Makaleler



Makale 2


ANONİM ORTAKLIKLARDA ÖZEL DENETÇİ TAYİNİ

Özel denetçi tayini konusu birçok açıdan ele alınmasına karşın, sözkonusu hükmün karmaşık düzenlenmiş olması ve tekrarlara yer vermesi nedeniyle, bu konuda gerek doktrinde ve gerekse Yargıtay kararlarında birçok tartışma ortaya çıkmıştır. Anonim ortaklıkta (AO), yönetim kurulu (YK) ve denetçilerin kural olarak (imtiyazlı payların bulunmaması durumunda) GK’daki çoğunluk tarafından seçildiği hususu göz önünde bulundurulduğunda, özellikle azınlığa özel denetçi tayini isteme hakkını tanıyan bu hükmün, azınlık ile çoğunluk arasındaki dengenin oluşturulması bakımından önemi ve yararı çok büyüktür.

Bu makale, Doç. Dr. Mehmet Somer’e Armağan, İstanbul 2006. kitabında yayınlanmıştır.


ANONİM ORTAKLIKLARDA ÖZEL DENETÇİ TAYİNİ PDF İNDİR! Buradan daha rahat incelemek için bilgisayarınıza PDF Dosyası olarak indirebilirsiniz!

Ticaret Kanunumuzun (TK) özel denetçi tayinini düzenleyen 348. maddesinin 1. ve 2. fıkraları uyarınca: “Umumi heyet bazı muayyen hususların tetkik ve teftişi için lüzumu halinde hususi murakıp seçebilir.

Umumi heyetin toplantı vaktinden itibaren en az altı ay önceden beri esas sermayenin en az onda birine muadil paylara sahip oldukları sabit olan pay sahipleri; son iki yıl içinde şirketin kuruluşuna veya idare muamelelerine mütaalik bir suiistimalin vukubulduğunu veya kanun yahut esas mukavele hükümlerine önemli bir surette aykırı hareket edildiğini iddia ettikleri takdirde, bunları veya bilançonun gerçekliğini tahkik için hususi murakıpler tayinini umumi heyetten isteyebilirler. Bu talep reddolunduğu takdirde lüzumlu masrafları peşin ödemek, dava neticesine kadar merhun kalmak üzere sahip oldukları pay senetlerini muteber bir bankaya tevdi etmek şartiyle mahkemeye müracaat hakkını haizdirler”.

Hükümden de anlaşıldığı gibi, azınlığın özel denetçi tayinini isteme hakkı aşamalı olarak düzenlenmiştir. Azınlık ilk olarak bu hakkını genel kurula (GK) karşı ileri sürmekte, genel kurulun bu istemi reddetmesi durumunda, özel denetçi tayini için mahkemeye başvurabilmektedir. Hükmün devam eden fıkralarında, mahkemeye başvurmanın diğer koşulları ile azınlığın isteminin reddi halinde doğan zarardan sorumluluk düzenlenmiştir.

Özel denetçi tayini konusu birçok açıdan ele alınmasına karşın, sözkonusu hükmün karmaşık düzenlenmiş olması ve tekrarlara yer vermesi nedeniyle, bu konuda gerek doktrinde ve gerekse Yargıtay kararlarında birçok tartışma ortaya çıkmıştır. Anonim ortaklıkta (AO), yönetim kurulu (YK) ve denetçilerin kural olarak (imtiyazlı payların bulunmaması durumunda) GK’daki çoğunluk tarafından seçildiği hususu göz önünde bulundurulduğunda, özellikle azınlığa özel denetçi tayini isteme hakkını tanıyan bu hükmün, azınlık ile çoğunluk arasındaki dengenin oluşturulması bakımından önemi ve yararı çok büyüktür. Bu bakımından çalışmamızın amacı, pay sahipleri ve azınlığın çoğunluk karşısındaki hak ve menfaatlerini korumaya yarayan ve dolayısıyla özellikle uygulama açısından büyük önem arzeden bu hükmü tüm yönleriyle ele almak ve tartışmalı hususlara çözüm önerileri sunmaktır. Kamuoyuna Şubat 2005’te sunulan Ticaret Kanunu Tasarısına, (henüz belirsiz olması nedeniyle), çalışmamızın metninde yer verilmemiş ancak zaman zaman özel denetçi tayinine ilişkin tasarı hükümlerine, yararlı olacağı düşüncesiyle, dipnotlarda da olsa yer verilerek, karşılaştırma yapma ve yorum belirtme yoluna gidilmiştir.

Çalışmamızda öncelikle, özel denetçi tayini isteyebilecek kimseler ve özellikle azınlığın mahkemeden özel denetçi tayini isteme yetkisi ve şartları incelenecektir. Özel denetçi tayinine karar verecek yetkililer ve aldıkları kararların niteliği ele alındıktan sonra, özel denetçinin görev ve yükümlülükleri, denetçi raporunun hükmü, azınlığın sorumluluğu, teminat paylarının iadesi ve azınlığın masraf talebi konuları ele alınacaktır.