Makaleler



Makale 1


KAMU TÜZEL KİŞİLERİ TARAFINDAN ANONİM ORTAKLIK YÖNETİM VE DENETİM KURULUNA ÜYE SEÇİLMESİ

Anonim ortaklıklar, toplumun genel yararlanmasına sunulamayan özellikle küçük çaptaki tasarruflara, etkili ve verimli bir şekilde ülke ekonomisine katılma imkanı veren ticari ortaklıkların başında yer alırlar1. Bu iktisadi fonksiyonla birlikte; pay sahipleri bakımından anonim ortaklıklarda geçerli olan sınırlı sorumluluk ilkesi ve payların diğer ortaklıklara nazaran daha kolay devredilebilmesi gibi nedenler, anonim ortaklıklara olan talebi artırmaktadır. Özellikle modern sermaye piyasalarının gelişimine paralel olarak, son zamanlarda, çok ortaklı ve halka açık anonim ortaklıkların hızlı bir şekilde arttığı görülmektedir.

Bu makale, hakemli dergi olan, Legal Mali Hukuk Dergisi, Nisan 2008 sayısında yayınlanmıştır.


KAMU TÜZEL KİŞİLERİ TARAFINDAN ANONİM ORTAKLIK
YÖNETİM VE DENETİM KURULUNA ÜYE SEÇİLMESİ
PDF İNDİR! Buradan daha rahat incelemek için bilgisayarınıza PDF Dosyası olarak indirebilirsiniz!

Anonim ortaklıklar, küçük tasarrufları bir araya getirme işlevlerini kuruluş aşamasında yapabilecekleri gibi, kuruluştan sonra halka arz yoluyla sermaye piyasası araçlarından faydalanarak da yapabilirler. Böylece geniş kitlelere ulaşarak, ekonomik alanda büyük bir iktisadi aktör olarak yerel, ulusal, hatta uluslararası bir ekonomik güç haline gelmektedirler.

Böyle bir gücün olumlu ve olumsuz etkileri de aynı şekilde geniş bir ekonomik topluluğu etkileyeceğinden, anonim ortaklıklara, kuruluştan sona ermelerine kadar geçen süre içerisinde, devlet veya diğer kamu tüzel kişilerinin müdahale etmesi kaçınılmaz olmaktadır.

Kamu tüzel kişilerine, anonim ortaklıklara müdahale etme hakkı sağlayan hükümlerin başında, Ticaret Kanunumuzun m. 275 hükmü yer almaktadır. “Amme hükmi şahıslarının iştiraki” başlığını taşıyan bu hükme göre:

“Devlet, vilayet, belediye gibi amme hükmi şahıslarından birisine esas mukaveleye dercedilecek bir kayıtla pay sahibi olmasa dahi, mevzuu amme hizmeti olan anonim şirketlerin idare ve murakabe heyetlerinde temsilci bulundurmak hakkı verilebilir.

Yukarıki fıkrada yazılı şirketlerde pay sahibi olan amme hükmi şahıslarının idare meclis ve murakabe heyetlerindeki temsilcileri ancak bunlar tarafından azlolunabilir.

Amme hükmi şahıslarının, şirket idare meclisi ve murakabe heyetlerindeki temsilcileri, umumi heyet tarafından seçilen azaların hak ve vazifelerini haizdirler. Şu kadar ki, bunlar; idare meclisi azası sıfatiyle pay senetleri tevdi etmek mükellefiyetinden muaftırlar. Amme hükmi şahısları şirket idare meclisi ve murakabe heyetlerindeki temsilcilerinin bu sıfatla işledikleri fiil ve yaptıkları muamelelerden dolayı şirkete ve onun alacaklılariyle pay sahiplerine karşı mesuldür. Hükmi şahsın rücu hakkı mahfuzdur”.

Çalışmamızın amacı, devlet ve ilgili kamu tüzel kişilerine, konusu kamu hizmeti olan anonim ortaklıklara müdahale yetkisi veren TK. m. 275 hükmünü değerlendirmektir. Özellikle serbest piyasa ekonomisinin ön palana çıkması neticesinde faaliyet konusu kamu hizmeti olan anonim ortaklıkların özelleştirilmesinin hız kazandığı günümüzde, bunların da denetimine imkan veren TK. m. 275 hükmünün daha da önem kazandığı söylenebilir. Aşağıda öncelikle, TK. m. 275 hükmünün düzenlenme amacı, kamu tüzel kişileri tarafından seçilen üyenin ve üye ile ortaklık arasındaki ilişkinin niteliği, üye seçme şartları ve genel hükümler karşısında hükmün öngördüğü istisnalar, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı da dikkate alınarak, öğretideki görüşler çerçevesinde ele alınacaktır.